Tarihi “mükemmel” insanlar yazmaz, insiyatif alan, sorumluluk edinen, cesur insanlar yazar. Problem ortaya çıkınca problemin gözlerine bakabilen, zor veya kolay olan neyse olanla kalabilen ve eyleme geçenler yazar. Sorunsuz olmayı, en iyisi olmayı beklemek yerine olduğu halini ortaya koyan ve yüzde yüzüyle hayatta olanlar yazar.
Mükemmel olmayı beklemek ayaklarına kendi ellerinle prangayı takmaktan başka bir işe yaramaz. Hayatta olmak bir eylemdir.
Tam bu noktada Dan Siegel’ın “Bütünleşme Nehri” geliyor akıllara. Bu nehrin bir kıyısında kaos hakim ve tam bir kontrolsüzlük var. Bir diğer kıyısındaysa aşırı katılık ve kontrol çılgınlığı. Mükemmeliyetçilik, sistemin esnekliğini kaybetmesi, yeni deneyimlere kapanması ve statik, değişmez bir kurala saplanıp kalmasıdır. Oysa hayatta olmak, nehrin ortasında, sürekli değişen koşullara uyum sağlayarak akabilmektir.
Beynimiz eylemde oldukça, hata yaptıkça ve bu hatalardan geri bildirim aldıkça yeni bağlar kurar. Bu deneyime bağımlı nöroplastisitedir. Bu da bize zihinimizin ne kadar ilişkisel ve dinamik bir süreç olduğunu anlatır.
Mükemmeliyetçilik esnekliği yok eder ve kişiyi tüketerek enerjisiz bırakır. Hata yapma riskini göze alarak atılan o "eylem" adımı ise, zihni hem uyumlu hem de enerjik kılar. Atılacak adım budur: Olanı, "olması gerektiği" (mükemmel) gibi değil, olduğu gibi kabul edip o gerçeklik içinden harekete geçmek.
.
Bu sistemi teoriden pratiğe dökmek ve kendi zihinsel mimarinizi inşa etmek isterseniz, bu konuları derinlemesine konuşacağımız harika bir fırsatımız var:
Bütün Beyin: Dikkati Derleme ve Duygu Düzenleme İnteraktif Webinarı yaklaşıyor!
Konuşmacı: Dr. Dan Siegel
Tarih & Saat: 31 Mart , 21:00 - 00:00 (Anlık Türkçe Çeviri ile)
Nelin Beste Eryılmaz
18.03.2026